DOLAR 18,0855 -0.01%
EURO 18,2491 -0.23%
ALTIN 1.018,44-0,29
BITCOIN 412209-2,09%
Adıyaman
32°

AÇIK

13:13

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Köse:

Köse:

ABONE OL
9 Ocak 2009 17:40
Köse:
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Haber: F. Rüştü Bereket
sevketkos000Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adıyaman Milletvekili Şevket Köse, CHP Grubu adına Sanayi ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun, Devlet Memurları Kanunu ve Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 4’üncü maddesinde söz alarak,Muharrem Ayı’na, aşureye ve Alevilerin sorunlarına ayrıntıyla değinerek, bu konudaki alternatif görüşlerini de sundu.
        

    

Köse, Hükümetin sunduğu tasarıda 100 olarak belirlediği yeni ihdas edilen kadro sayısının komisyonda 250’ye çıkarıldığını söyleyerek, “ Uzman istihdamının yararını görmekteyiz, ancak kadro sayısının 100’den 250’ye çıkarılmasının gerekçeleri maalesef ortaya konmamıştır. Bu durum şüphelere neden olmaktadır. Hükümetin kadrolaşmaya dönük uygulamalarıyla -burada da görüleceği gibi- olumsuz bir düşünce hepimizin kafasında yer etmiştir. İnşallah Hükümet böyle bir yanlış uygulamaya bu kurumda girişmez ve işin ehlî insanlar eliyle kaliteli hizmet halkımıza ulaşır.”dedi.

“Cemevlerinin yasal statü sorunu derhâl çözülmelidir”

Muharrem Ayı’na, aşureye ve Alevilerin sorunlarına ayrıntıyla değinen Köse, “İslam tarihinin en acılı günlerinden biri, Peygamber Efendimizin torunu ve Hazreti Ali’nin oğlu Hazreti Hüseyin ve 72 can yoldaşının katledildiği gün, hicri takvime göre muharrem ayının onuncu gününe denk gelmektedir. Bu yaslı muharrem günü nedeniyle de bir şeyler söylemek istiyorum. Barış içerisinde yaşamak, herkesin birbirini sevdiği ve saydığı bireylerin oluşturduğu bir toplum olmak hepimizin arzusudur. Bunu sağlamanın yolu da inançsal, etnik, sosyal ve ekonomik ayrımcılıkları ve haksızlıkları gidermektir. Dinimizde hırsızlık, haksızlık, yalan söylemek, aldatmak ve benzeri davranışlar yasaktır. Kul hakkıyla cennete girebilme olanağı yoktur. İnsanlara, hatta bütün canlılara kötülük yapmak yasaktır. Sevgi, saygı, hoşgörü esastır. Dinimiz insanları farklılıkları nedeniyle ayırmaya, aşağılamaya izin vermez. Birlikte yaşayan insanların bu kurallara uyması hâlinde toplumsal barış sağlanmış olur, dost ve kardeşçe bir yaşam sürdürülür. Alevi yurttaşlarımız Diyanet İşlerinin yeniden yapılandırılmasını istiyor, “Burada her inanç grubu temsil edilmelidir.” diyorlar. Türkiye’de yalnız Sünni Müslümanlar yaşamıyor, Hükümetin bir mezhep olarak kabul etmediği Alevi Müslümanlar da yaşıyor. Ayrıca ülkemizde sadece Müslümanlar yaşamıyor, Hristiyanlar ve Yahudiler de yaşıyor. Onların da inançsal ihtiyaçlarına dönük olarak Diyanet yeniden yapılandırılmalıdır. Aleviler, zorunlu din dersinin isteğe bağlı olmasını talep ediyorlar, cemevlerinin yasal bir statüye kavuşturulmasını arzuluyorlar. Çünkü camilerin ve diğer ibadethanelerin elektrik ve su gibi masrafları karşılanırken cemevleri ibadethane sayılmadığından bu masraflar karşılanmıyor. Oysaki Alevi yurttaşlarımız “Bizim ibadethanelerimiz cemevi.” diyor, ancak hükümet bunu kabul etmiyor. Cemevlerinin yasal statü sorunu derhâl çözülmelidir. Tarihimizde kara bir leke gibi duran acı bir olay vardır. Eylemleri söz, silahları saz olduğu için 37 aydınımızın diri diri yakıldığı Madımak Oteli’nin, hiçbir mazeret ve zaman kaybı kabul edilmeden müze olmasını istemektedirler. Bu masum istekler görmezden gelinmez. Bunları gerçekleştirmek zor da değildir. Alevi yurttaşlarımız için popülist bir yaklaşımla iftar yemeği vereceğine bu istekleri gerçekleştirsin. Gerçekten samimi iseniz bunu hayata geçiriniz. Gelin, bu yanlışlıklara el birliğiyle bir son verelim. İnanıyorum ki herkes haksızlıkları ortadan kaldırarak dostça yaşamak ister. Zaten ülkemizde birçok sıkıntı varken yeni sıkıntılar eklemek işimizi daha da zorlaştıracaktır. Yeni sıkıntı demek, demokrasinin ve barışın gecikmesi demektir. Ülkemizde kardeşliğe, demokrasiye ve barışa bu kadar ihtiyacımız var iken yeni sıkıntılar yaratılmasına engel olmalıyız. Unutulmamalıdır ki bu sorunların çözüm yeri Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Bu çatı altında baş başa verip çözüm yollarını üretmeli ve ülkemizin huzuru için gerekirse daha da çok çaba sarf etmeliyiz. 236 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nda Bakanlık tarafından ticaret ve sanayi sektörlerine sunulan hizmetlerde kalite ve etkinliğin artırılması amaçlanmaktadır. Bu yolla sosyal ve ekonomik gelişmeye ivme kazandırılarak ülke refahının artırılmasına katkı sunulması düşünülmektedir. Bunun sağlanabilmesi için uzman yardımcısı kadroları tahsis edilmektedir. Uzman yardımcılığı ve uzman kadroları, verilen hizmetin kalitesinin artırılması anlamında oldukça önemli ve olumlu bir adımdır. Konulan bu kurallar hakkıyla uygulanırsa başarıyı yakalamak hiç de zor değildir. Sanayi ve ticaret söz konusu olduğunda ülkemizin kanayan bir yarasına da değinmeden geçemeyeceğim. Ülkemizde teşvik uygulamaları bir türlü verimli olmamaktadır. İllerin ve bölgelerin farklı özellikleri dikkate alınmamakta, bu nedenle de başarılı yatırımlar yapılamamaktadır. Sonuç olarak, özel sektör yatırım hevesi harekete geçirilememektedir. Teşvik politikalarının, sektörel bazda ve bölgesel farklılıklar gözetilerek planlanması ve uygulanması gerekmektedir. 31 Aralık 2008 tarihinde uygulanma süresi dolan 5084 sayılı Yatırım ve İstihdamı Teşvik Yasası iki yıl daha uzatılmalıdır diye düşünüyorum.” Diye konuştu.

İsrail’i Modern Çağın Yeziti olarak nitelendiren Köse, modern çağın Yezitleri, vahşi kapitalizmin kan emicileri olan İsrail’i, yaptığı zulümden ve katliamdan dolayı kınıyor, Filistin halkının yanında olduklarını kaydetti.

 

 

 
    

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP