DOLAR 18,1204 0.01%
EURO 18,0934 0.03%
ALTIN 1.016,36-0,15
BITCOIN 3902560,77%
Adıyaman
35°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

MERHABA VE ELVEDA!…

MERHABA VE ELVEDA!…

ABONE OL
26 Şubat 2006 22:59
MERHABA VE ELVEDA!…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

mollayusuf2

İLK YAZISINDA VEDA EDEN YAZAR!

GÜNLERDİR BEKLENEN MOLLA YUSUF’UN İLK YAZISINDA AYNI ZAMANDA VEDA ETMESİ BÜYÜK BİR SÜPRİZ OLDU

Günlerdir sitemizde ve Adıyaman’da Bugün Gazetesinin birinci sayfasında yapılan anonsla yazı hayatına başlayacağı duyurulan Mizah dünyamızın usta kalemi Molla Yusuf, kendisini merakla bekleyen okurlarını hem hayal kırıklığına uğrattı, hem de derin derin düşündürdü.
Molla Yusuf, “Merhaba” dediği ilk yazısında aynı zamanda “Elveda” da demiş. 
İşte Molla Yusuf’un “ilk ve son yazısı olan” Merhaba ve Elveda” başlıklı yazısı…


Günlerdir gazetemizin birinci sayfasında köşemin anonsu yapılıyor.

“Farklı yorumu ve tatlı üslubuyla gönüllere taht kuracak olan, Mizah Dünyamızın Usta Kalemi Molla Yusuf, Dertlerinize derman olmaya geliyor!…

SÇM (Sorun Çözüm Merkezi) köşesinde dertlerinize derman olacak, sıkıntılarınıza bir çırpıda çözüm bulacak…

Usta Kalem, Nöbetçi ve İcapçı Yazarınız Molla Yusuf, dergâhında okurlarıyla buluşmaya geliyor…”

İlanı veren gazete yönetimi bana iltifat etmiş, okuyucu ise bu kadar tantanayla yazı hayatına yeni başlayacak olan Molla Yusuf, ya da nam-ı diğer “Mılla Üssıb”in yazılarını merakla bekler oldular.

Bu süre zarfında mollayusuf02@hotmail.com mail adresime yüzlerce mail geldi, binlerce soru soruldu ve hepsine tek tek cevap vermeye hazırlanıyordum.

İlkyazımı, anonsun çıktığı günlerde hazırlamış ve sorulara cevap vermeye başlamıştım. İlkyazı ve her gün gelen onlarca soruya verdiğim cevaplarla yaklaşık iki haftalık yazım hazırdı. Tabii ki, yazı hayatına ilk defa başlayan benim gibi bir Molla için bütün bunlar çok güzel gelişmelerdi. Yani daha yazı hayatına başlamadan bu kadar ilgiyle karşılanmak herkese nasip olmuyordu nede olsa…
Siz sevgili okurlar, haklı olarak güzel bir mizah yazısı okumak, bazen gülmek, bazen düşünmek istiyorsunuz. Elinize kadar gelen gazetede haberlerden başka köşe yazarlarını okumak istiyor, bütün haber ve yazıların arasında az da olsa gülerken düşündürücü olan yazılarla da buluşmak istiyorsunuz. Bu en doğal hakkınız, ama bunun için yazma kapasitesine sahip insanların zamanlarından feragat etmesi gerekiyor.
Kamuda çalışan yazarlara -hukuk dışı bir şekilde- kalem bıraktırılmışken, ortaya çıkan Molla Yusuf’un kim olduğu dedikoduları da sağda solda dolaşıyordu.

Mesleğim adına, insanlık adına utanç duyduğum hasut ve ispiyoncular bu defa da Molla Yusuf’un “kamuda çalışan bir yazar” olduğunu ilin en yetkililerine kadar yalan yanlış bir şekilde sunuyorlardı.

Bu ilkyazım, kamuda çalışan ama hukuk dışı bir şekilde kalem bıraktırılan bu insanlarımıza zarar gelmesini elbette bende istemem. Zira bu şekilde giderse Molla Yusuf’un kamuda çalışan ve yazı hayatına veda(!) etmek zorunda kalan Tekin Şahin sanabilirler ya da Ahmet Saygı, belki Erdal Yılmaz, belki de İskender Korkut, belki İsmail Hakkı Koçak, ya da Sinan Temel veya İdris Nebi Açıl veya Naif Karabatak ya da Cenk Gülen.. Ve bu şekilde bu güzel insanlarımızı tedirgin edebilirler. Sırf bu arkadaşlarımıza bir zarar gelmemesi için yazı hayatım başladığı gün bitmek zorunda kaldı…

Boş verin, bende gider dergâhımda otururum. Bugüne kadar yazarlık mı yaptım ki, bundan sonra da yapmak zorunda kalayım.

Hem İslam’ın altıncı şartı yazarlık yapmak mı?

Hayatlarında memleket için, kendileri için, yakınları ve çevresi için hiçte iyi şey yapmayanların tek bildikleri hasutluk olduğuna göre ve bunu engellemekte bize düşmediğine göre, hasutları hasutluklarıyla baş başa bırakmak bence en güzelidir ama inanın memleketim ve insanlığım adına bunlardan utanç duyuyorum.

Ortada bir yasak olmamasına rağmen, memlekette eli kalem tutan, ağzı laf yapan insanlarımızın üretmelerinin önüne geçmek, memleket için güzel şeyler yapmalarına engel olmak kime ne kazandırdı, bundan sonra gelecek olan ve benim gibi susturulacak olanlarla birlikte kimler ne kazanacak doğrusu bende çok merak ediyorum.

Ama şu unutulmasın ki, Adıyaman bu gibi insanlarla ve bunları adam yerine koyan yetkililerle de hiçbir yere varamaz.

“Otur, oturduğun yerde, bırak insanlar güzel şeyler yapsın” diyecek yetkililere ihtiyacımız var.

Yoksa bu hasutlar hayatın her alanında hasutluk yapmaya devam ederler ve bir arpa boyu yol gidemeyiz işte…

Kamuda çalışan yazar arkadaşlarımı korumak adına, yazı hayatıma başladığım ilk gün aynı zamanda veda etmek zorunda kalıyorum. Bundan dolayı bütün okurlarımdan özür diliyorum ama bilinmelidir ki, Adıyaman’ın önünü tıkamaya hiç kimsenin hakkı yoktur.

Yine de görüşmek üzere hoşça kalın diyelim, kim bilir belki bir gün tekrar sizlerle olurum ve o zaman hayata mizah penceresinden birlikte bakmaya çalışırız…

Şimdilik elveda, kendinize çok iyi bakın ve dönen dolaplardan haberdar olun…

Bu arada unutmayın, hepinizi dergâhıma bekliyorum, gelin çayımı için sohbet edelim, dünyaya mizah penceresinden birlikte bakalım ve gerçekleri bütün çıplaklığıyla görelim…

Ne dersiniz, gelecek misiniz?

 
mollayusuf02@hotmail.com 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP