DOLAR 18,0876 0.04%
EURO 18,1625 -0.57%
ALTIN 1.015,73-0,51
BITCOIN 384302-2,90%
Adıyaman
32°

AÇIK

13:13

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Önder,“İçinde Üniversite Olan Bir Adıyaman Hikâyesi Çekeceğim.”

Önder,“İçinde Üniversite Olan Bir Adıyaman Hikâyesi Çekeceğim.”

ABONE OL
21 Mayıs 2008 19:57
Önder,“İçinde Üniversite Olan Bir Adıyaman Hikâyesi Çekeceğim.”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yılmaz Çoban’ın haberi…
sirrisureyyaonderAdıyamanlı Yönetmen-Senarist Sırrı Süreyya Önder, Adıyaman Üniversitesi öğrencileriyle söyleşi yaptı.Önder, Beynelmilel filmine enine boyuna değindi. Önder ayrıca bir müjdeli haber verdi. Sırrı Süreyya Önder’in söyleşisi için tıklayın…  

    Adıyaman Üniversitesi 2. bahar şenlikleri kapsamında Adıyaman’a gelen Önder, öğrencilerle söyleşiye katıldı.Vehbi Koç Vakfı Konferans Salonunda düzenlenen söyleşiye Rektör Prof. Dr. Mustafa Gündüz, Cumhuriyet Başsavcısı Ekrem Aydıner, öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldı.1962 Adıyaman doğumlu olduğunu söyleyen Sırrı Süreyya Önder, Beynelmilel ve O… Çocuklarının nasıl oluştuğunu anlattı. Yönettiği iki filminin de 12 Eylül dönemini anlattığını söyleyen Önder,  Beynelmilel filmini 18 kez revize ettiğini, 11’inin de yapımcılarının korkması sebebiyle revize edildiğini ifade etti. Filmin sonunun BKM tarafından yapıldığını kaydeden Önder, asıl derdini anlattığını mesajın yerine ulaştığının altını çizdi. 
    Adıyaman’daki Yerel Yönetiminin destek vermediğini ifade eden Önder, “ 1962 yılında Adıyaman’da doğdum. İlk, orta ve liseyi burada okudum. Ondan sonra Ankara Siyasal Bilimler Fakültesini okudum. 12 Eylül ihtilalinde tutuklandım. Uzun yıllar cezaevinde kaldım. Çıktıktan sonra tekrardan Adıyaman’a geldim. Ne çalışacak bir iş yeri vardı nede okuyacak üniversite vardı. Yoksul bir ailenin mensubuydum. Toplanarak İstanbul’a gittik. Ama Adıyaman’ı unutmadım. Bu topraklar dünyanın en kavim yerlerinden birisi. Bu topraklarda yıllardır her kavimden insanlar yaşadı. Ve barış içerisinde yaşadılar. Halen de yaşamaya devam ediyorlar. Böyle bir toprağın mirasçısı olunca toprak bir şeyler veriyor. Bu kozmopolitlik hali bu kültür zenginliği bu kavim çeşitliliği benim en temel beslenme alanlarımdan birisi oldu. Adıyaman entelektüeli bol bir kent idi. Eskiden biraz daha fazlaydı. Bunlardan çok beslendim. Çok okuyan birisiydim. Etkilenmem de buradan başladı. Adıyaman Halk Kütüphanesini en istismar eden adamdım. Yoksulluğun okumaya araştırmaya bir mazeret olduğunu düşünmüyorum. Aslında tam tersinedir. Çok okudum. Çok okuyunca da hayatın bir yerinde insan yazmaya başlar. Daha sonra da yazma serüvenim başladı. “
    Her bir koğuştan bir bakanlar kurulu, bir üniversite, bir meclis teşkil edecek kadar donanımlı insanlar vardı.
    “Cezaevi bu ülkenin sosyo-politik, çok trajik meseleleriyle doludur. Bu ülkenin aydınlarının ve önemli kesiminin yolu bir şekilde cezaevinden geçmiştir. Biraz da bu insanın elindedir. İnsan yaşadığı yeri okula döndürebilir. Bu sizin meseleye nasıl baktığınızla ilgilidir. Evinizi de bir zindana dönüştürmeniz mümkündür. Bir zindanı bir okula veya bir gül bahçesine dönüştürmeniz de mümkündür. 12 Eylül döneminin cezaevlerinden Adıyaman’da çok büyük sıkınlar çekti. Her bir koğuştan bir bakanlar kurulu, bir üniversite, bir meclis teşkil edecek kadar donanımlı insanlar vardı. Cezaevinden çıktıktan sonra şunu düşündüm;” Önce insan kendi gerçeğini yazmalı.” Çünkü kimse başkasının aşk mektubunu yazamaz. Birini seviyorsanız kendi derdinizi en iyi siz ifade edebilirsiniz. Ancak kendi gerçeğiniz başkalarının kudretini çekebilecek güçtedir. İşsizlik meselesine dair bir konuya kalem oynatmam ama ben bir Adıyaman hikâyesini yazarım buda herkesin ilgisini çeker. Çünkü kimse benim kadar yazamaz. Bunun yetenekle bir ilgisi yok. Bunun tek bir gerçeği var bizzat yaşamış olmaktır. Bu ülkenin en trajik dönemlerinde bir bando oluşturuldu. Bende oturdum bunları yazmaya başladım. Beynelmilel oldu. Ulusal ve uluslar arası festivallerde 19 ödül aldı. Moskova film festivalinde 16 yıldan beri hiç Türk filmleri kabul edilmiyordu. Dünyanın dört önemli festivalinden birisidir. Orada ana yarışma bölümüne kabul edildi. Bu işin bir tek sırrı var samimiyet. Ele aldığınız mesele ile kurduğunuz ilişkiler, üzerine bastığınız zemin siz buna samimiyetle yaklaşırsanız insanlara bu duygu geldiği gibi yerleşir. Buda beynelmilel oldu. Bu kentte çekmek isterdim. İlk olarak buraya geldim. Ama yerel yönetimler destek vermedi. Tarsus’ta çekmek zorunda kaldığım için üzüldüm. İnşallah bunu bir borç olarak görüyorum. İçinde üniversite olan bir Adıyaman hikâyesi çekeceğim. Böylelikle ben kente borcumu ödeyeceğim. Kentte bana borcunu ödeyecek. “

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP