DOLAR 17,8882 0.02%
EURO 18,4349 -0.08%
ALTIN 1.033,41-0,01
BITCOIN 4347106,13%
Adıyaman
34°

AÇIK

13:15

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Sağlıkta Hiçbir Şey Süt Liman Değil

Sağlıkta Hiçbir Şey Süt Liman Değil

ABONE OL
15 Mart 2013 10:26
Sağlıkta Hiçbir Şey Süt Liman Değil
0

BEĞENDİM

ABONE OL

bayramtpAdıyaman Tabip Odası tarafından gerçekleştirilen 14 Mart Tıp Bayramı etkinliğinde konuşan Uzm. Dr. Abuzer Demir, söylemleriyle sağlıktaki sorunları tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Doktor Demir, özellikle Adıyaman’da, sağlık sektörünün anlatıldığı gibi hiç de süt liman olmadığını dile getirerek, yöneticileri sert bir dille eleştirdi.

Adıyaman Tabip Odası tarafından 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla gerçekleştirilen etkinliğe Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi doktorlarından Abuzer Demir’in konuşması damgasını vurdu. Uzman Doktor Demir, yöneticilerin yaptığı konuşmalardan sonra kürsüye çıkarak, kendisinden önce anlatılan sağlıktaki güzelliklerin gerçek olmadığını ve özellikle Adıyaman’da sağlık sektöründe ciddi problemlerin yaşandığını dile getirdi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Adıyaman Tabip Odası Başkanı Süleyman Kılınç, doktorların ve sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu sıkıntılı ve mutsuz durumdan bahsederek, sağlık çalışanlarının huzurlu olmadığını ifade etti.
bayramodasDaha sonra kürsüye gelen Adıyaman Sağlık İl Müdürü Mehmet Emin Taş ise vatandaşların kamu hizmetlerinden memnuniyet sıralamasında sağlığın olduğuna dikkat çektiği konuşmasında, hekimliğin insan sevgisi ekseninde özveri gerektiren bir meslek olduğuna işaret etti. 
Doktor Abuzer Demir’den sitem dolu açıklamalar
14 Mart Tıp Bayramında Tabip Odası tarafından, 2012 yılında Sağlık Bakanlığı’na yaptığı müracaatla gönüllü olarak gittiği Somali’de iki aylık süre boyunca insanlık adına verdiği hizmetler için plaketle ödüllendirilen Uzm. Dr. Abuzer Demir ise protokol konuşmalarının ardından yöneticilere hitaben yaptığı konuşmasında sitem dolu açıklamalarda bulundu.
Hekimlik mesleğinin eski itibarını kaybettiğini, bunda da sorumlunun yöneticiler olduğunu savunan Uzm. Dr. Demir, “Yöneticilerimize göre dünya süt liman, sağlıkta sorun yok. Sağlık Müdürü, 2002 yılında sağlıktaki memnuniyeti yüzde 36’dan yüzde 75’lere çıkardı. Tabii sağlık çalışanlarının ne kadar memnun olduğundan söz etmedi. Tabip Odası Başkanı Süleyman Kılıç, ulemalardan, bilginlerden bahsetti ama ülkenin ve ilin sağlık sorunundan bahsetmedi. Her yıl yapıldığı gibi bu benzer bir toplantıyla Tıp Bayramı kutlanıyor. Toplantının bu şekilde geçeceğini bilmeme rağmen daha önceki yılların aksine bu yıl toplantıya katılmak istedim. Burada konuşmaları dinleyince, ülkede ve sağlıkta bu kadar olumsuz sorunlar yaşanırken, sanki dünya süt limanmış gibi böyle bir manzaranın sergilenmesi karşısında insan ya patlar yada sadece dinleyip geçer. Yıllardır hekimim. Eskiden 14 Mart’ı başka daha farklı şekillerde kutlardık. Etkinlikleri günlere yayılırdı. Pilav Günleri gerçekleştirilir, ağaçlar dikilirdi. İnsanlar konuşarak bir şeyler anlatırdı. Ancak şimdi yöneticilerin yaptıklarını sergiledikleri bir arenaya dönüşmüş durumda 14 Mart. Böyle bir bayram olmaz. Hekimler arasındaki birlik kaybolmuş durumda” diyerek yetkililere tepki gösterdi.
“Hekimlik özveri gerektiren bir meslek”
bayram0202Hekimlik mesleğinin insanın sevgisi ekseninde özveri gerektiren bir meslek olduğunu söyleyen Sağlık Müdürü Taş konuşmasında, “Sağlık hizmeti bizatihi insanın kendisine verilen en değerli hizmetlerden biridir. Bu bağlamda sağlığın korunması, her bireyin önceliği olmalı, sağlık politikaları da bu eksende şekillenerek, toplum bilinci geliştirilmelidir. İş yükü yoğun ve bir o kadarda sorumluluğu ağır olan bir hizmet sektörünün çalışanları olarak, diğer mesleklerden belki de daha fazla moral ve motivasyona ihtiyacımız var. Teknolojik gelişmeler tıp alanında baş döndürücü yeniliklere imkan sağlamıştır. Gerek tanı koymada gerekse tedavi aşamasında uygulanan model yaklaşımlar bu hizmeti en iyi üst standartlarda verilmesine imkan sağlamıştır. Tıp mesleğini icra eden hekimler sürekli kendilerini yenileme, geliştirme ihtiyacını duyar ve mesleklerini çağın gereklerine uygun bir şekilde ifa etmeye çalışırlar. İnsan sevgisi, özveri ve fedakarlık hekimlerin vazgeçilmez mecburiyetlerindendir. Sanatın birçok dalında ün yapmış tıp mensuplarına rastlamakta mümkündür. Toplumsal olaylarda her zaman temkinli, sorumluluk bilinci içerisinde hareket eden, yatıştırıcı, yapıcı kişilikleriyle içinde bulundukları kitlelere rehberlik etmişlerdir. Son zamanlarda artarak devam eden sağlıkta şiddet olayları bu özveriyi oldukça olumsuz yönde etkilemekte ve çalışma huzurunu bozmakta. Bütün taraflar olarak daha çok hoşgörüye ihtiyaç duyuyoruz. Bu konuda toplumsal duyarlılık gelişmeli ve şiddetin her türlüsüne kesinlikle prim verilmemelidir. Bugün bunun hukuki ve yasal yaptırımları en etkin bir şekilde uygulamalı. Bugünü fırsat bilerek, ülkemizde yetersiz olan hekim sayısının arttırılmasına dönük politikalar geliştirilmelidir. Özellikle üniversiteler bu konuda gerekli olan tedbirleri almalıdır. OSD ülkeleri arasında hekim sayısının yeterliliği noktasında ülke olarak son sıralardayız” dedi.
“Sağlıkta memnuniyet arttı”
Aşırı yoğun iş yüküne rağmen sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranın 2002’de yüzde 39’iken, günümüzde yüzde 76’lara kadar yükseldiğini ifade eden Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Emin Taş, “Bu sonucun oluşmasında emek sarf eden bütün sağlık çalışanlarını kutluyorum. Sağlıkta dönüşüm programı ülke genelinde olduğu gibi ilimizde de sağlık hizmetlerinde baş döndürücü gelişmelere sahne olmuştur. Uygulanan sağlık politikalarıyla vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaşmış, ulaşabilirlik sunulabilen en belirgin hizmetler olmuştur. Vatandaşımızın finansal riskten en az etkilenmesi sağlanmış, hizmet çeşitliliği gün be gün artmıştır. 2002 yılında yıllık ortalama oranı vatandaşlarımızı sağlık birimlerine müracaatı 2’iken günümüzde yüzde 7’leri geçmiştir. Sağlık birimlerimizin fiziki alt yapılarının yanı sıra tıbbi donanımları da çağın gereklerine uygun hale getirilmiştir. İlimizde son yıllarda tamamlanan ve yapımı devam eden yatırımlarla birlikte uzun bir süre ilimizin sağlık hizmetleri noktasında ihtiyaçları giderilecektir. Adıyaman’da sağlık ihtiyaçlarında önemli bir ihtiyacı gideren üniversite hastanemizin yapılan ortak kullanım projesinin protokollüyle sergilenen uyumlu çalışma gün be gün pozitif katkılar sunmaktadır. Üniversite hastanemizin aktive edilmesi için ciddi katkılar sunan Kamu Hastaneler Birliği genel Sekreterliği’ne ve Adıyaman Üniversitesi yönetimine teşekkür ediyorum. Amacımız mevcut koşullarda en iyi sağlık hizmetini üretebilmek, koşulları zorlayarak halkımızın sağlık bilincini geliştirmek, sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir ortam oluşmasına katkı sunmaktır” diye konuştu.
“Üniversite olarak sağlık çalışanlarımızın yanındayız”
Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talha Gönüllü ise üniversite bünyesinde gerçekleştirilen sağlık hizmetlerini anlatarak; “Adıyaman Üniversitesi olarak en sıkıntılı günlerinde bile sağlık çalışanlarının yanındayız. Üniversiteler araştırma ve geliştirme hizmetleriyle ülkemize önemli katkıda bulunması gereken müesseselerdir. Üniversiteler için gerekli destekler verilmelidir. Yapılması gerekenleri yapmamız gerekiyor. Bir insanın sağlığı söz konusu olduğunda maddiyatın incelenmesi doğrusu anlayamadığımız bir husustur. Bu konu önemli bir felsefi eksikliğimizdir. Kamu ortaklığıyla bu işleri başardık. Adıyaman’ımız bu hususta mutlaka tek yönlüyüz. Kamu ortaklığı yapan bir üniversite yok. Memleket çıkarı bakımından bu bir ihtiyaçtır. Çevremizdeki bütün üniversite has talerinden daha iyi bir konumdayız. İşleyen ve çalışan bir hastanemiz var. Bunu sağlayan sadece üniversite değil. Kamu hastaneler birliğinin bütün yöneticilerinin sayesinde gerçekleşen bir sonuçtur. Dolaysıyla bu bakımdan bu çalışmayı ortaya koyduğumuz için tüm yetkilileri canı gönülden tebrik ediyorum. Eylül ayı içerisinde öğrencilerimizi burada görmeyi planlıyoruz. İkinci etap binamızın da 2013 yılım içerisinde bitmesiyle birlikte bir takım eksikliklerimizi tamamlıyoruz. Tefrişatı ve tıbbi malzemelerin alımıyla birlikte hastanemizi hizmete açacağız. Üniversite hastanemizi Şubat ayıyla birlikte baktığımız hasta sayısı 15 bin 77’dir. Anjiyo sayısı ise 807, 15 açık kalp ameliyatı, 16 varis ameliyatı ve göz ameliyatlarında 320 ameliyat yaptık.  Bu rakamlar oldukça önemlidir. Artık Adıyaman dışına sevkler durmuştur. Çalışan bir sitsem mevzu bahistir. Bu sitem iki kanatlı yürüyen iki bileşenden oluşmaktadır. Ayrıca fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümü hizmete açtık. Üroloji de mesane kanseri olan bir hastaya bağırsağından mesane yapılarak, ameliyat gerçekleşmiştir. Çocuk poliklinik sayısı içinde prof. Dr. Mehmet Turgut ekibinde klinik açılmıştır. Donanım olarak üniversite hastanemiz en uygun henüz yeni olan, birçok yerde bulunmayan cihazlarla donattık. Hemşire sayımız 204’dür. Diş Hekimliği Fakültemiz, Eczacılık gibi birimleri oluşturmamız gerekiyor. Üniversitenin kendi ihtiyaçları açısından kendi kabına sığmaz ifadesi gerçektir. Önemli bir ihtiyaç söz konusudur. Adıyaman’ı bekleyen önemli bir ödev bulunmakta. Bu ödev bütün büyüklerimizin ve Adıyaman’ın ödevidir. Bu manada yapılacak işler var. Birçok hocamız, dekanımız, akademik rektör yardımcısı arkadaşlarımızın, idari personelimizin hepsinin desteğiyle olmuştur. Hatta senatoyu oluşturan bütün hocalarımızın destekleriyle olmuştur. Kamu hastaneler birliğinin bütün yetkililerinin sayesinde olmuştur.”
Doktor Abuzer Demir’den sitem dolu açıklamalar
14 Mart Tıp Bayramında Tabip Odası tarafından, 2012 yılında Sağlık Bakanlığı’na yaptığı müracaatla gönüllü olarak gittiği Somali’de iki aylık süre boyunca insanlık adına verdiği hizmetler için plaketle ödüllendirilen Uzm. Dr. Abuzer Demir ise protokol konuşmalarının ardından yöneticilere hitaben yaptığı konuşmasında sitem dolu açıklamalarda bulundu.
Hekimlik mesleğinin eski itibarını kaybettiğini, bunda da sorumlunun yöneticiler olduğunu savunan Uzm. Dr. Demir, “Yöneticilerimize göre dünya süt liman, sağlıkta sorun yok. Sağlık Müdürü, 2002 yılında sağlıktaki memnuniyeti yüzde 36’dan yüzde 75’lere çıkardı. Tabii sağlık çalışanlarının ne kadar memnun olduğundan söz etmedi. Tabip Odası Başkanı Süleyman Kılıç, ulemalardan, bilginlerden bahsetti ama ülkenin ve ilin sağlık sorunundan bahsetmedi. Her yıl yapıldığı gibi bu benzer bir toplantıyla Tıp Bayramı kutlanıyor. Toplantının bu şekilde geçeceğini bilmeme rağmen daha önceki yılların aksine bu yıl toplantıya katılmak istedim. Burada konuşmaları dinleyince, ülkede ve sağlıkta bu kadar olumsuz sorunlar yaşanırken, sanki dünya süt limanmış gibi böyle bir manzaranın sergilenmesi karşısında insan ya patlar yada sadece dinleyip geçer. Yıllardır hekimim. Eskiden 14 Mart’ı başka daha farklı şekillerde kutlardık. Etkinlikleri günlere yayılırdı. Pilav Günleri gerçekleştirilir, ağaçlar dikilirdi. İnsanlar konuşarak bir şeyler anlatırdı. Ancak şimdi yöneticilerin yaptıklarını sergiledikleri bir arenaya dönüşmüş durumda 14 Mart. Böyle bir bayram olmaz. Hekimler arasındaki birlik kaybolmuş durumda” diyerek yetkililere tepki gösterdi.
“Sağlık çalışanları mutsuz”
Günümüz hekimlerinin bilime göre değil, günün şartlarına göre hareket ettiğini de sözlerine ekleyen Demir, “Hekimler artık doktor odalarında bilimden değil, hangi hastalığa hangi duanın iyi geldiğinden bahseder olmuş durumda. Bugün sağlıkta birçok sıkıntı var. Sağlık çalışanları mutsuz! Bir defa performans diye bir yarış var. Bu da sağlıkta kaliteyi son derce düşürmüş durumda. Günümüz hekimi öyle bir temponun içerisine sokulmuş ki; hastasının sağlığının ne durumda olduğu artık hekim için pek de önemli değil. Çünkü artık bir hekim ücretlendirmesi baktığı hasta sayısıyla belirleniyor. Onun için hekimlerin birçoğu durumu ağır olan hastalarla ilgilenmek bile istemiyorlar ve çoğu da ilgilenmiyor. Ağır kanamalı, diyabetik komalı bir hastaya kim karışır ki bu durumda. Böyle bir çelişkiyle karşı karşıyayız. Sağlıkta performans vatandaşın memnuniyeti esas alınarak yapılmış. Kısacası maalesef sağlık çalışanlarının ne çektiğini kimse bilmiyor. Arkadaşlarıma, “Bir insanın akademik kariyeri ne kadar yükselirse, bilgi düzeyi ne kadar artarsa korkaklığı da o oranda artıyor” derim. Bir yere muazzam bir eleştiri veya fısıltı vardır. Ama eleştirdikleri kişileri 3 dakika sonra karşılarına çıkarsa görülmedik bir saygıyla karşılarlar. Ülke yasalarında partiye kayıt olma hakkı bile verilmiş, ama öyle olmuyor” diyerek sözlerini sürdürdü.
“Günümüzde bilimsel kariyerine bakılarak eleman alındığını düşünmüyorum”
Uzman Doktor Abuzer Demir konuşmasının sonunda bazı uygunsuz durumlara da dikkat çekerek, “Adıyaman Üniversite, son zamanlarda birçok Yardımcı Doçent Doktor unvanlı öğretim üyesi alıyor. Ancak bu alımlar hep nokta atışlarıyla seçiliyor. Kim alınacaksa, onun belirli özelliklerine bakılıp, belirli görüşe sahip insanlar alınıyor. Yani bu ilde üniversiteye akademisyen olarak girmek için birilerine yakın olmanız veya bir tarikata mensup olmanız yeterli sayılıyor. Açıkça görülüyor ki son dönemlerde üniversite bu şekilde dolduruldu ve halen doldurulmaya da devam ediliyor. Herkesin dünya görüşüne ve inancına saygılıyım ancak günümüz manzarasına baktığımızda birçok çalışanın, yöneticisi hangi gruba mensupsa kendisinin de o gruba dahil olmaya çalışması, belirli bir inanç yoğunluğu yoksa bile o yöneticinin arkasında saf almak için yarışıyor olması artık olağan bir durum olarak kabul ediliyor. Çünkü bu toplumda bu anlayış egemen. Mesela Adıyaman Üniversitesi’nde korkunç bir kadrolaşma var. Kişiye özgü sınavlar açılıyor, tayinler yapılıyor. Bu durum hem bilimi zedeliyor, hem de iç barışı tehlikeye sokuyor. Kişiye özgü ilan yapıp, kişiye özgü özellikleri sıralarsanız oraya giremeyen insanların ilerde ciddi tepkilerine maruz kalırsınız. Bu durum ülkenin iç barışı için kötü bir şey ve bilim için de kesinlikle kabul edilemeyecek bir durum. Bilimsel kariyeri, bilimse etik değerleri öne çıkarılarak, üniversiteye özelikle de Tıp Fakültesine eleman alındığını düşünmüyorum. Dekanımız tabloyu hazırlıyor, rektörümüzde mührü basıyor. Durum bu! Yani anlayacağınız sağlık süt liman değil, sağlıkta çalışanlarının tamamına yakınının feryadı ve sıkıntısı var. Bunun böyle bilinmesi ve gerçeklerin hiç olmazsa 14 Mart’ta söylenmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından meslekte 25 yılını dolduran doktorlar ile Somali ve Gazze’ye gönüllü giden doktorlara plaket verilirken, düzenlenen futbol turnuvasında dereceye giren takımlara kupaları takdim edildi.
Etkinliğe Vali Mahmut Demirtaş, Alay Komutanı Albay Yusuf Yalçın, Belediye Başkanı Necip Büyükaslan, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talha Gönüllü, Tabip Odası Başkanı Opr. Dr. Süleyman Kılınç, Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Emin Taş, Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Hüseyin Şen, çeşitli kurum ve kuruluş müdürleri, öğretim üyeleri, doktorlar ve sağlık çalışanları katıldı.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP