DOLAR 17,8794 -0.02%
EURO 18,4663 0.1%
ALTIN 1.028,63-0,10
BITCOIN 4275372,84%
Adıyaman
34°

AÇIK

04:22

İMSAK'A KALAN SÜRE

Şiddete Maruz Kalan Kadın Yıkıcı Bir Evliliğin İçinde Hapsolur

Şiddete Maruz Kalan Kadın Yıkıcı Bir Evliliğin İçinde Hapsolur

ABONE OL
9 Nisan 2013 17:17
Şiddete Maruz Kalan Kadın Yıkıcı Bir Evliliğin İçinde Hapsolur
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mansetnmet (1)Şiddetin otorite sağlamak amacıyla güç ve baskı uygulayarak insanların bedensel veya ruhsal açıdan zarar görmesine neden bir davranış türü olduğunu söyleyen Adıyaman Barosu Avukatlarından Ahmet Işık, “Şiddet türleri arasında psikolojik ve cinsel şiddet ekonomik şiddete göre daha travmatik sonuçlar doğurur” dedi.

Şiddetin sadece kaba kuvvet içeren davranışlar olmadığına dikkat çeken Av. Ahmet Işık, “ Aşağılamak, tehdit etmek, ekonomik özgürlüğünü kısıtlamak, ihmal, tecavüz, zorla evlendirmek de cinsel ve psikolojik şiddettir” diye konuştu.
“Şiddet türleri arasında psikolojik ve cinsel şiddet ekonomik şiddete göre daha travmatik sonuçlar doğurur” “Sarsma, hırpalama, tokat atma, dayak atma, bireye cisimler atma, duvarlara vurma, saçından tutup yerlerde sürükleme, itme, sopa ve odun ile dövme, ellerini kollarını bağlama, zorla cinsel ilişkide ve tacizde bulunma,  kesici ve delici aletlerle üzerine yürüme, bunları kullanarak kişiyi yaralama, ateşli silahlar kullanma, kişileri öldürme gibi durumlar fiziksel şiddet uygulamalarıdır” diyen Av. Ahmet Işık şöyle dedi; “Bunlara ek olarak görülen bir fiziksel şiddet türü olan ihmal daha çok çocuklar ve yaşlıların maruz kaldığı istismar türüdür. İhmal, şiddet uygulayan kişinin şiddete maruz kalan kişinin sosyal ve maddi ihtiyaçlarını gidermemesi, bunları sağlamada yetersiz davranması olarak kendisini gösterir.  Kişiye bağırma, başkaları önünde küçük düşürme, gururunu incitme, hakaret etme, kişiyi fiziksel şiddet uygulamakla tehdit etme, kişinin duygu ve düşüncelerini açıkça ifade özgürlüğünü elinden alma, kendi gibi düşünüp davranmaya zorlama, kişinin hareket özgürlüğünü kısıtlama, kendi aile bireyleriyle veya arkadaşlarıyla iletişimin yasaklama, kişinin istediği gibi giyinme özgürlüğünü kısıtlama gibi fiziksel bir baskı olmaksızın uygulanan ve ruh sağlığını bozucu eylemlerin tümü duygusal şiddet kapsamındadır. Kişilerin çalışma ve gelir sağlama özgürlüklerinin ellerinden alınması, mal alıp satmalarının  engellenmesi, gelirlerine el konulması, gelir sağlamak üzere çalıştırılmaya zorlanması, zorla çalıştırma ve gelirine el koyma gibi eylemlerdir. Şiddet türleri arasında psikolojik ve cinsel şiddet ekonomik şiddete göre daha travmatik sonuçlar doğurur.”
“Şiddetin maliyetinden daha fazla olduğunu düşünürlerse, şiddeti uygulamaya devam ederler”
“Evlilik ilişkisi derinleşmeye başlayıp, kuvvetli duygusal bağlar oluşmaya başladığında, şiddet eğilimleri kendini gösterir” diyen Ahmet Işık şunları kaydetti; “Ancak zaman geçtikçe, şiddet yaşamın döngüsel bir parçası olmaya başlar. Şiddetin boyutu yükseldiğinde, şiddete maruz kalan kadının duygusal bağları giderek zayıflamaya başlar. Ancak eşini terk etmesi durumunda daha büyük bir şiddet atağı ile karşılaşma korkusu oluştuğu için ve buna aile, sosyal çevre ve sosyal kurumlardan destek alamama korkusu da eklenince, şiddete maruz kalan kadın, yıkıcı bir evliliğin içinde hapsolur. Şiddeti uygulayan kişiler, uyguladıkları bu şiddet karşısında elde edecekleri kazancın, şiddetin maliyetinden daha fazla olduğunu düşünürlerse, şiddeti uygulamaya devam ederler. Toplum bu olguya aile içi özel mesele gözüyle bakar ve koruyucu toplumsal örgütlerin çabası da sınırlıdır. Şiddeti uygulayan kişinin karşılaşabileceği en ciddi maliyet, eşin boşanma yoluyla kaybedilmesidir ki, bu da çoğu kez şiddet uygulanmasının arttırılması yolu ile kontrol altına alınır”

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP